+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Atatürk'ün duygularını düşüncelerini veya kişilik özelliklerini ifade eden sözleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Atatürk'ün duygularını düşüncelerini veya kişilik özelliklerini ifade eden sözleri









  2. Mine
    Bayan Üye





    Atatürkün Kişiliği, Özellikleri


    Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kişiliği ve özelliklerine dair derlemiş olduğumuz yazımızı okumaktasınız. Konu ile ilgili yapıcı eleştirilerinizi yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

    Mustafa Kemal Atatürk, çok yönlü ve üstün kişiliği olan bir liderdir. Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması’yla ortaya çıkan tehlikeli durumu ilk olarak görüp milletin dikkatini çeken odur. Mustafa Kemal, Amasya Genelgesi’nde, vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklâlinin tehlikede olduğunu söyledi. Erzurum Kongresi’nde, millî sınırlar içinde vatanın parçalanmaz bir bütün olduğunu bütün dünyaya ilân etti. Kurtuluş Savaşı’nı bunun için başlattı. Bu konuda hiçbir taviz vermedi. Vatan savunmasını her şeyin üzerinde tuttu. Sakarya Savaşı sırasında “Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz” diyerek bu konudaki kararlılığını gösterdi. Vatanı için her şeyini feda etmeye hazır olduğunu şu sözü ile açıkça ifade etmiştir: “Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk Milleti’ni ebedî hayatta yaşatmak için feyizli kalacaksın.”

    Mustafa Kemal, vatanı ve milleti için canını feda etmekten kaçınmazdı. Daha Çanakkale savaşları sırasında Anafartalar grubu komutanı iken en ön safta savaştı. Bu savaş sırasında Atatürk’e bir şarapnel parçası isabet etmiş, fakat sağ cebinde bulunan saati kendisini ölümden kurtarmıştı. Sakarya Savaşı sırasında ise atından düşmüş ve kaburga kemikleri kırılmıştı. Buna rağmen cepheden ayrılmamış, savaşı sedye üzerinden yönetmişti.

    Mensubu olduğu Türk Milleti’ni sonsuz bir aşkla seven Mustafa Kemal Atatürk, milleti için her türlü zorluğa katlanmış ve kendini ona adamıştır. Onun “Ben, gerektiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim” sözü, milletini ne kadar çok sevdiğini göstermektedir.
    Mustafa Kemal Atatürk, idealist bir liderdi. Onun idealizmi, yüksek vasıf ve kabiliyetlerine inandığı milletinin sonsuz hürriyet ve bağımsızlık aşkından kaynaklanıyordu. Mustafa Kemal’in en büyük ülkülerinden birisi de millî birlik ve beraberlik içerisinde vatanın bölünmez bütünlüğünü sonsuza dek yaşatmaktı.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük ideali, millî sınırlarımız içinde millî birlik duygusuyla kenetlenmiş uygar bir toplum oluşturmaktı. Vatanı kurtaran, hür ve bağımsız Türkiye idealini gerçekleştiren Mustafa Kemal, yeni Türkiye’yi modernleştirmek amacı ile çağdaş medeniyet idealine yöneltmiştir.

    Atatürk’ün en büyük ideallerinden birisi de milletler arasında kardeşçe bir insanlık hayatı meydana getirmekti. İdeallerini gerçekleştirmek için çok çaba harcadı. Bu çabalarına örnek olarak 1934′te imzalanan Balkan Antantı, 1937′de imzalanan Sâdâbat Paktı gösterilebilir.
    Atatürk’ün inkılâpçılığı, akıl ve mantığın toplumsal gelişmeye egemen kılınması esasına dayanır. Onun şu sözü akıl ve mantığa verdiği değeri en güzel şekilde ifade eder: “Bizim akıl, mantık ve zekâ ile hareket etmek en büyük özelliğimizdir. Bütün hayatımızı dolduran olaylar bu gerçeğin delilidir”.
    Mustafa Kemal’in olaylara yaklaşımı hep mantıklı ve gerçekçi olmuştur. Milletine hep hakikatleri söylemiş ve bunu tavsiye etmiştir. “Milleti aklımızın ermediği, yapmak kudret ve kabiliyetini kendimizde görmediğimiz hususlar hakkında kandırarak geçici teveccühler elde etmeye tenezzül etmeyiz” sözü çok anlamlıdır. O, akıl ve bilime çok önem verirdi. Gerçeğe akıl ve bilim yoluyla ulaşılacağına inanan Atatürk, “Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir” sözü ile bunu en güzel şekilde açıklamıştır.

    Mustafa Kemal, yaratıcı düşünceye sahip bir liderdi. Türk Milleti’ni Kurtuluş Savaşı’na hazırlarken düşmanı yurttan atmak için savaşmak gerektiğine halkını inandırmakla işe başladı. Yapacağı işlerin plânını en ince ayrıntılarına kadar tespit edip bunları uygulamak için değişik yöntemler denedi. Sakarya Savaşı öncesinde, ülkenin kaynaklarından en verimli şekilde yararlanılmasını sağlayarak ordumuzun ihtiyaçlarını karşıladı.

    Atatürk, bütün inkılâplarını gerçekleştirmeden önce, kamuoyunu hazırlamaya, millete inkılâpların gerekliliğini anlatmaya büyük bir özen göstermiştir. Ona göre: “Milleti hazırlamadan inkılâplar yapılamaz”. Atatürk, yurt gezilerinde halkla konuşmalar yaparak bunu gerçekleştirmiştir.
    Gerek Kurtuluş Savaşı’mızın başarıyla sonuçlanması, gerek gerçekleştirilen inkılâplarla, Türkiye’nin çağdaşlaştırılması onun dehasının bir eseridir.
    Başarılı olmanın sırlarından birisi de sabır ve disiplindir. Mustafa Kemal Atatürk, her engeli sabır ve disiplin ile aşıp Kurtuluş Savaşı’nı başarıya ulaştıran bir liderdir.

    O, meseleler karşısında önce düşünür, gerekli araştırmayı yapar, tartışır, kararını ondan sonra verirdi. Verdiği kararı uygulamaya koyarken uygun zamanı beklerdi. Zamanlamaya çok önem verirdi.
    Samsun’a çıkmadan çok önce, millet egemenliğine dayanan bağımsız yeni bir Türk devleti kurmayı düşünmüştü. Bu fikrini, o zaman açıklamadı. Samsun’a çıktıktan bir süre sonra vatanın kurtuluşu ile ilgili fikirlerini uygulamaya başladı. Kongreler topladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtı. Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığı zaman, saltanatı kaldırıp cumhuriyet yönetimini kurmayı düşünüyordu. Fakat mecliste saltanat yanlıları olduğundan zamanlamayı uygun görmemişti. Ancak Kurtuluş Savaşı başarıya ulaştıktan sonra açılan ikinci meclis döneminde Atatürk’ün önderliğinde saltanat kaldırılıp cumhuriyet ilân edilmiştir.

    Atatürk, Millî Mücadele’nin kazanılmasından sonra yaptığı inkılâpları çok önceden plânlamıştı. Ancak, bunları uygulayacak ortam sağlanıncaya kadar büyük bir sabırla bekledi ve tam bir disiplin ile düşündüklerini gerçekleştirmeyi başardı.

    Mustafa Kemal Atatürk, daha Birinci Dünya Savaşı devam ederken Osmanlı Devleti’nin hızla felâkete doğru sürüklendiğini görüp çareler aramaya başlamıştır. Ülkemizin içinde bulunduğu durumu en doğru şekilde tespit etmiş ve ilerisi için en doğru kararları almıştır.

    Atatürk, ileri görüşlü bir devlet adamıdır. Atatürk’ün 1932′de Amerikalı General Mc. Arthur’la yaptığı bir konuşma, bunu en iyi şekilde ortaya koymaktadır. Atatürk bu konuşmasında; Avrupa’da Almanya’nın Versailles Antlaşması’nı ortadan kaldırmaya çalışacağını söylemiştir. Avrupa’da savaş çıkarsa, bundan Bolşevikler’in yararlanacağını; Sovyet Rusya’nın yalnız Avrupa’yı değil, Asya’yı da tehdit eden başlıca kuvvet hâlini alacağını belirterek, İkinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki gelişmeleri önceden görebilmiştir.

    Atatürk’ün gençlere söylediği “Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku görmesi kâfi değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi lâzımdır” sözü, onun ileri görüşlü bir lider olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.





  3. Mine
    Bayan Üye


    Atatürk, eğitimi sosyal ve kültürel kalkınmanın en etkili araçlardan biri olarak görmüştür. Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra yeni devletin varlığını sürdürebilmesi için çağdaş eğitim metotlarıyla yetiştirilecek bir nesle ihtiyaç vardı. Bu sebeple eğitim konusuna büyük bir önem verdi. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra kendisine sorulan “işte memleketi kurtardınız, şimdi ne yapmak istersiniz?” sorusuna Atatürk: “Maarif vekili olarak millî irfanı yükseltmeye çalışmak, en büyük emelimdir” cevabını verir
    Türk Milleti’nin aydınlık yarınları için elinde tebeşir, kara tahta başına geçerek Türk Milleti’ne okuma-yazma öğreten Atatürk, milleti tarafından başöğretmenliğe lâyık görüldü. O, maarif vekili olmadı ama modern bir eğitim politikasının esaslarını belirleyip eğitim alanında büyük inkılâplar yaptı. Öğretim programlarının hazırlanmasıyla ilgili komisyonları yönetti, ders kitabı yazdı, kürsüye çıkıp ders verdi. Milletin eğiticisi oldu. Atatürk, eğitimin toplumun ihtiyaçlarına cevap vermesi ve çağın gereklerine uygun olması gerektiğini belirtmiştir.

    Atatürk, Türk milletinin manevî ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiğini biliyor ve bu nedenle kültürel kalkınmaya büyük önem veriyordu.






  4. Ziyaretçi
    a. Vatan ve milletine olan düşkünlüğü

    Vatan ve millet sevgisi Atatürk'ün taşıdığı özelliklerin temel taşıydı. O vatanı ve milleti için canını seve seve verebilecek bir karaktere sahipti.O kişisel egemenliği ortadan kaldırmış, egemenliği kayıtsız şartsız milletine vermiştir. Bununla milletine olan güvenini, sevgisini açıkça göstermiştir.

    b. İdealistliği

    Atatürk'ün en büyük ideali, milletini tam bağımsız, çağdaş ve ileri uygarlıklar düzeyine ulaştırmaktı. Onun diğer bir amacı da tüm ulusların barış içinde yaşamasıydı. Atatürk, Türk milletinin çağdaşlaşması için önüne çıkan tüm engelleri yenmiştir.

    c. Hakikati Arama Gücü


    Atatürk gerçekçi bir insandı. Olaylar ve kişiler karşısında gerçekleri çekinmeden söylediği gibi, doğru olanın gerçekleşmesi için elinden geleni de yapardı. O, yapacağı bir işte önce engelleri görür, onları birer birer ortadan kaldırır, sonunda amacına ulaşırdı. Hayalcilikten uzaktı.

    d. Yaratıcı Zihniyeti


    Atatürk'ün en önemli özelliklerinden biri de yaratıcı zihniyeti idi. Olaylar karşısında yılmadan mücadele eder. Sorunlara çözüm üretirdi. Atatürk, Türk milletinin tarihini inceleyip, onun özelliklerini çok iyi tanımıştı. Böylece Türk milletinin en ümitsiz zamanlardan bile başarılı olabileceğini anlamıştır. O, olayların akışına göre hareket eden değil, olayları yönlendiren bir kişi idi.

    e. Sabır ve Disiplin Anlayışı


    Atatürk bir işi yapmaya karar verdiğinde öncelikle şartların olgunlaşması için çalışırdı. Atatürk, disipline de çok önem verirdi. Bir işi yapmaya karar verdiği zaman ısrarla o konu üzerinde çalışır. Asla vazgeçmezdi.

    f. İleri Görüşlülüğü


    Atatürk'ün Çanakkale Savaşları sırasında düşmanın nereden çıkacağını bilmesi, II.Dünya Savaşı'nın çıkacağını tarih vererek söylemesi, İtalya ve Almanya'daki yükselişin söneceğini söylemesi, yine II.Dünya Savaşı'ndan en karlı çıkan devletin Sovyet Rusya olacağını söylemesi, onun bu yönünü açıkça göstermektedir.

    g. İyi Kalpliliği


    Atatürk iyi kalpliydi. İnsanlığı bekleyen felaketlere karşı sürekli çareler arardı. Ona göre gayesi barış olmayan bir savaş cinayetti.

    h. Açık Sözlülüğü


    Atatürk, doğru bildiğini açıkça söylemekten çekinmezdi. Atatürk, gerçekten memlekete hizmet etmek isteyenlerin açık kalpli olmaları gerektiğini söylerdi.

    ı. İnsan ve Millet Sevgisi

    Atatürk, milletini çok severdi milleti uğruna gece gündüz çalışmış, en umutsuz zamanlarda bile milletle beraber olmayı, millete güvenmeyi kendine prensip edinmişti. O yalnız kendi milletine değil bütün uygar milletlere saygı duymuştur.

    i. Yersiz Acıma Gücünü Kontrol


    Atatürk, Türk milletini yüceltmek için ömür boyu çalışmıştır. Olayları asla şansa bırakmamış, yersiz ve gereksiz aflarda bulunmamıştır.

    j. Mantıklılığı

    Atatürk, akla ve mantığa çok önem verirdi. O, yaptığı tüm işleri akla ve mantığa dayandırmıştı.

    k. Çok Cepheliliği


    Atatürk çok cepheliydi. O, hem iyi bir asker, hem devlet adamı hem de fikir ve aksiyon adamıydı.

    l. Eğitimciliği

    Atatürk, eğitime büyük önem verirdi.

    m. Sanatseverliği

    Atatürk sanata düşkündü. O, Türk milletinin engin bir sanat zevki olduğuna inanırdı.

    n. Yöneticiliği

    Atatürk, iyi bir yöneticinin bütün özelliklerine sahipti. Kendisini sevdirerek ve inandırarak insanları etkilemiştir. O bir işi yaptırmak istediğinde önce çevresindekileri ikna ederdi.

    o. Rehberliği


    Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktıktan hemen sonra başladığı işlerde bir rehberin bütün özelliklerini sergilemişti. O, millete en doğru yolu göstermişti.

    ö. Gurura Yer Vermemesi

    Atatürk, kurduğu cumhuriyet yaptığı inkılaplar ve kazandığı zaferlere rağmen gurura kapılmamıştır. “Ben yaptım!” sözünden hep kaçınmıştır. Her zaman: “Türk milleti başardı” demiştir.

    p. Ümitsizliğe Ver Vermemesi


    Atatürk, asla ümitsizliğe düşmezdi. İç ve dış düşmanların çokluğuna rağmen Milli Mücadeleyi başlatmış ve başarmıştır.

    p. Metotlu Çalışması

    Atatürk, yapılacak işlerin zamanını ve sırasını çok iyi bilirdi. O yapacağı işlerde her şeyi sırayla yapardı. Önce engelleri ortadan kaldırır, sonra hedefe varmada hiç zorlanmazdı.


  5. Ziyaretçi
    bu işinize yaramazsa başka konularla yardımcı olabiliriz


    Vatan ve milletine olan düşkünlüğü

    Vatan ve millet sevgisi Atatürk'ün taşıdığı özelliklerin temel taşıydı O vatanı ve milleti için canını seve seve verebilecek bir karaktere sahiptiO kişisel egemenliği ortadan kaldırmış, egemenliği kayıtsız şartsız milletine vermiştir Bununla milletine olan güvenini, sevgisini açıkça göstermiştir

    b İdealistliği

    Atatürk'ün en büyük ideali, milletini tam bağımsız, çağdaş ve ileri uygarlıklar düzeyine ulaştırmaktı Onun diğer bir amacı da tüm ulusların barış içinde yaşamasıydı Atatürk, Türk milletinin çağdaşlaşması için önüne çıkan tüm engelleri yenmiştir

    c Hakikati Arama Gücü

    Atatürk gerçekçi bir insandı Olaylar ve kişiler karşısında gerçekleri çekinmeden söylediği gibi, doğru olanın gerçekleşmesi için elinden geleni de yapardı O, yapacağı bir işte önce engelleri görür, onları birer birer ortadan kaldırır, sonunda amacına ulaşırdı Hayalcilikten uzaktı

    d Yaratıcı Zihniyeti

    Atatürk'ün en önemli özelliklerinden biri de yaratıcı zihniyeti idi Olaylar karşısında yılmadan mücadele eder Sorunlara çözüm üretirdi Atatürk, Türk milletinin tarihini inceleyip, onun özelliklerini çok iyi tanımıştı Böylece Türk milletinin en ümitsiz zamanlardan bile başarılı olabileceğini anlamıştır O, olayların akışına göre hareket eden değil, olayları yönlendiren bir kişi idi

    e Sabır ve Disiplin Anlayışı

    Atatürk bir işi yapmaya karar verdiğinde öncelikle şartların olgunlaşması için çalışırdı Atatürk, disipline de çok önem verirdi Bir işi yapmaya karar verdiği zaman ısrarla o konu üzerinde çalışır Asla vazgeçmezdi..

    f İleri Görüşlülüğü

    Atatürk'ün Çanakkale Savaşları sırasında düşmanın nereden çıkacağını bilmesi, IIDünya Savaşı'nın çıkacağını tarih vererek söylemesi, İtalya ve Almanya'daki yükselişin söneceğini söylemesi, yine IIDünya Savaşı'ndan en karlı çıkan devletin Sovyet Rusya olacağını söylemesi, onun bu yönünü açıkça göstermektedir

    g İyi Kalpliliği

    Atatürk iyi kalpliydi İnsanlığı bekleyen felaketlere karşı sürekli çareler arardı Ona göre gayesi barış olmayan bir savaş cinayetti

    h Açık Sözlülüğü

    Atatürk, doğru bildiğini açıkça söylemekten çekinmezdi Atatürk, gerçekten memlekete hizmet etmek isteyenlerin açık kalpli olmaları gerektiğini söylerdi

    ı İnsan ve Millet Sevgisi

    Atatürk, milletini çok severdi milleti uğruna gece gündüz çalışmış, en umutsuz zamanlarda bile milletle beraber olmayı, millete güvenmeyi kendine prensip edinmişti O yalnız kendi milletine değil bütün uygar milletlere saygı duymuştur

    i Yersiz Acıma Gücünü Kontrol

    Atatürk, Türk milletini yüceltmek için ömür boyu çalışmıştır Olayları asla şansa bırakmamış, yersiz ve gereksiz aflarda bulunmamıştır

    j Mantıklılığı

    Atatürk, akla ve mantığa çok önem verirdi O, yaptığı tüm işleri akla ve mantığa dayandırmıştı.

    k Çok Cepheliliği

    Atatürk çok cepheliydi O, hem iyi bir asker, hem devlet adamı hem de fikir ve aksiyon adamıydı.

    l Eğitimciliği

    Atatürk, eğitime büyük önem verirdi.

    m Sanatseverliği

    Atatürk sanata düşkündü O, Türk milletinin engin bir sanat zevki olduğuna inanırdı.

    n Yöneticiliği

    Atatürk, iyi bir yöneticinin bütün özelliklerine sahipti Kendisini sevdirerek ve inandırarak insanları etkilemiştir O bir işi yaptırmak istediğinde önce çevresindekileri ikna ederdi.

    o Rehberliği

    Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktıktan hemen sonra başladığı işlerde bir rehberin bütün özelliklerini sergilemişti O, millete en doğru yolu göstermişti.

    ö Gurura Yer Vermemesi

    Atatürk, kurduğu cumhuriyet yaptığı inkılaplar ve kazandığı zaferlere rağmen gurura kapılmamıştır “Ben yaptım!” sözünden hep kaçınmıştır Her zaman: “Türk milleti başardı” demiştir.

    p Ümitsizliğe Ver Vermemesi..

    Atatürk, asla ümitsizliğe düşmezdi İç ve dış düşmanların çokluğuna rağmen Milli Mücadeleyi başlatmış ve başarmıştır

    p Metotlu Çalışması..

    Atatürk, yapılacak işlerin zamanını ve sırasını çok iyi bilirdi O yapacağı işlerde her şeyi sırayla yapardı Önce engelleri ortadan kaldırır, sonra hedefe varmada hiç zorlanmazdı..

  6. Ziyaretçi
    çok duyguluydu amayha

  7. Mesport
    Moderators
    Atatürk'ün Duygu Düşünce Ve Kişiliği Hakkındaki Sözleri


    Atatürk söyledikleri ve yaptıklarıyla her zaman örnek bir şahıs olmuştur. İşte onun örnek karakterini ifade eden sözleri:


    Çalışmak:

    "Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur."

    "Denebilir ki, hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız bir tek şeye ihtiyacımız var: Çalışkan olmak! Servet ve onun doğal sonucu olan rahat yaşamak ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışanların hakkıdır. . Yaşamak demek çalışmak demektir."

    "Türk, öğün, çalış, güven."

    Dil:

    "Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."

    "Türk dili, dillerin en zenginlerindendir."

    Eğitim:

    "Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir."

    "Bir millet, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir."

    "Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder."

    Sanat:

    "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir."

    "Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti'nin.tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir."

    "Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız."

    "Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır."

    "Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz."

    "Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür."

    Medeniyet:

    "Medeniyet öyle bir ışıktır ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder."

    Medeni olmayan milletler, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur."

    Spor:

    "Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim. Spor, ahlaktır."

    "Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır."

    "Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatan görevi saymak gerekir."

    "Ben Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasını isterim."


    Birlik Ve Beraberlik:

    "Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez."

    "Bugün vatanımızda bir milli kudret varsa, o cereyan, felaketlerden ders alan ulusun kalp ve dimağından doğmuştur.
    Milli sınırlar içinde bulunan yurt parçaları bir bütündür; birbirinden ayrılamaz."

    Ahlak:

    "Bir milletin ahlk değeri, o milletin yükselmesini sağlar."

    "Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.

    "Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur."

    "Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır."


    Bilim:

    "Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız."

    "Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir."


    Cumhuriyet:

    "Cumhuriyet, düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller ister."

    "Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz."

    "Cumhuriyet düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister."

    "Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysudur."

    "Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur."


  8. Ziyaretçi
    Atatürk'ün kültür ve sanat ile ilgili görüşleri:

    * Basın, ulusun ortak sesidir ..
    * Ormansız vatan olmaz.
    * Doğruları konuşmaktan korkmayınız.
    * Hakikati konuşmaktan korkmayınız.
    * Ağaç, çiçek ve yeşillik uygarlık demektir.
    * Ormansız ve ağaçsız toprak vatan değildir.
    * Sanatkar el öpmez; sanatkarın eli öpülür!
    * Saygısızlığın, tecavüzün küçüğü, büyüğü yoktur.
    * Kimsenin düşüncesine ve vicdanına egemen olunamaz.
    * Maddi ve bilhassa manevi sukut, korku ile acz ile başlar.
    * İçtimai hayatın menbaı(kaynağı), asri(modern) aile hayatıdır.
    * Din ve mezhep, hiçbir zaman siyasa aleti olarak kullanılamaz.
    * Din, bir vicdan sorunudur. Herkes vicdanın emrine uymakta özgürdür.
    * Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz ulusların sürekliliğine olanak yoktur.
    * Sağlığın korunması için, özellikle kafanın aydınlığı için alkol almamalı.
    * Benimsenen kötülük (ehven-i şer), kötülüklerin en büyüğüdür.
    * Hiçbir ulus yoktur ki ahlak temellerine dayanmadan yükselsin.
    * Sanatçı, esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidir.
    * Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir.
    * İnsan, eylem ve çabanın, yani canlılığın anlatımıdır.
    * Cevheri gösterebilmek için çamuru atmak lazımdır.
    * Kadın yaşı ne olursa olsun süslenmek ihtiyacındadır.
    * Milletleri muahedelerden(antlaşma, sözleşme) ziyad hisler bağlar.
    * Kızlarını okutmayan ulus, çocuklarını manevi öksüzlüğe itmiş demektir.
    * Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
    * Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur.
    * Şuna inanmak gerekir ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.
    * Milli kültürümüzü, çağdaş uygarlıkdüzeyinin üstüne çıkaracağız.
    * Bir ulus sanata önem vermedikçe büyük bir felaketle karşı karşıyadır
    * Kadınların umumi ve hususi vazifelerinin başında validelik vazifeleri vardır.
    * Bir millet, sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malikesahip) olamaz.
    * Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantıka tetabuk etmesi lazımdır.
    * Gizli iş, gizli kalmaz; er geç meydana çıkar. İyisi mi başından açık olsun, açık açık.
    * Güzel sanatlarda başarı, bütün devrimlerin başarılı olduğunun en kesin belgesidir.
    * Hayatta müzik gerekli mi? Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayat müziktir.
    * Sanatçı, toplumda uzun çalışma ve gayretlerden sonra, alnında ilk ışığı hisseden insandır.
    * Ulusların siyasasında ancak çıkarlar vardır. Kimsenin kimseye dost olamayacağını bilelim.
    * Tehdit esasına müstenit (dayanan) ahlak, bir fazilet 01madıktan başka itimada da şayan değildir.
    * Ulusun kaynağı, toplumsal yaşamın temeli olan kadın ancak erdemli olursa görevini yerine getirebilir.
    * Hissiyat denilen şeyaklın, mantığın, muhakemenin çok fevkinde (üstünde) bir kuvvet ve kudrete maliktir.
    * Her şeyde aslolan hasail-i merdane (mert ve erkek çe huylar) ve hissiyat-ı fedakeranedir (canını feda edercesine hisler).
    * Her şeyden evvel kuvve-i maneviyenin (manevi kuvvetin), kuvve-i kalp (kalp kuvvetinin) ve vicdanın yüksek tutulması şarttır.
    * Terbiye ve tedrisatını tevhid etmedikçe aynı fikirde, aynı zihniyette ferdIerden mürekkep bir millet yetiştirmeye imkan aramak abesle iştigaldir.
    * Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte, hülasa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.
    * Her zaman dünyanın yarısını ve bir zaman dünyanın hepsini aldatmak mümkündür. Ancak bütün dünyayı her zaman aldatmak olanaksızdır.
    * Hürriyet-i matbuattan (basın hürriyetinden) mütevellit (meydana gelmiş) mahazirin (engellerin) vasıta-i izalesi (giderme vasıtası) yine binefsihi (kendinde) hürriyet-i matbuattır.
    * İnsanlıkta, din hakkındaki duygu ve düşünce, her türlü hurafelerden arındırılarak gerçek bilim ve tekniğin nurlarıyla buluşuncaya ve mükemmel bir hale gelinceye kadar, din oyunu aktörlerine her yerde tesadüf edilecektir.
    * Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir.
    * Hangi şey ki akla, mantığa, menfaat-i ammaye (umumi çıkarlara) muvafıktır(uygundur), biliniz ki o bizim dinimiz de muvafıktır.
    * Birbirimize daima gerçeği söyleyeceğiz. Felaket ya da mutluluk getirsin, iyi ya da kötü olsun, daima gerçekten ayrılmayacağız.
    * Birbirimize daima gerçeği söyleyeceğiz. Felaket ya da mutluluk getirsin, iyi ya da kötü olsun, daima gerçekten ayrılmayacağız.
    * Islah-ı hal için hürriyet-i şahsiyesi (kişisel hürriyeti) nez edilen (yok edilen) evlad-ı vatanı (vatan evladını) müddet-i cezaiyesi hıtamında cemiyet-i beşeriyeye insanlığa hadim (hizmetçi) olacak bir uzuv olarak yetiştirmek lazımdır.
    * Medeniyetin esası, terkisi ve kuvvetin temeli aile haya tındadır. Bu hayatta fenalık behemehal (mutlaka) içtimai, iktisadi, siyasi aczi (zayıflığı) mucip olur (icap eder).
    * Samimiyetin lisanı yoktur, simimiyet kabil-i izah değildir, o, gözlerden ve nasiyelerden(alınlardan) anlaşılır.
    * Kadının en büyük görevi analıktır. İlk eğitim verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse, bu görevin önemi gerekli biçimde anlaşılır.
    * Kadın denilen varlık, kendiliğinden yüksek bir varlıktır. Onun yoksulluğu olmaz. Kadına yoksul demek, onun kucağından kopup gelen tüm insanlığın yoksulluğu demektir.
    * Kadınlık meselesinde şekil ve kıyafet ikinci derecededir. Asıl mücadele sahası, asıl muzaffer olunmasılazım gelen saha nur ile, irfan ile, fazilet-i hakikiye (hakiki erdem) ile tezeyyün (süslemek) ve tecehhüz (donatmak) etmektir.
    Milletin menbaı (kaynağı), hayat-ı içtimaiyenin (toplum hayatının) esası olan kadın ancak faziletkar (erdemli) olursa vazifesini ifa edebilir.
    * Bir ulusu yaşatmak için bir takım temeller gerekir ve bilirsiniz ki, bu temellerin en önemlilerinden biri sanattır. Bir ulus sanattan ve sanatçıdan yoksunsa tam yaşama sahip olamaz. Böyle bir ulus ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve hasta bir kimse gibidir.
    * Sanat güzelliğin anlamıdır. Bu anlatım, sözle olursa şiir; sesle olursa müzik; resimle olursa ressamlık, oyma ile olursa heykelcilik, bina ile olursa mimarlık olur.
    * İnsanlar, olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir ulus ki resim yapamaz, bir ulus ki bilimlerin gerektirdiği şeyleri yapamaz; itiraf etmeli ki o ulusun ilerleme yolunda yeri yoktur.
    * Hepiniz milletvekili olabilirsiniz Bakan olabilirsiniz Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz Fakat sanatçı olamazsınız.
    * Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.
    * Bir ulus savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi; ancak kültür ordusuyla mümkündür.
    * Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, uyanmak, düşünmek, zekayı eğitmektir.
    * Bir millete müstakil hüviyet ve kıymet veren siyasi varlıkı makinasında, devlet fikir ve ekonomi hayat mekanizmaları, birbirlerine bağlı ve birbirlerine taabidirler. Onun içindir ki, bir milletin kültür seviyesi üç sahada, devlet, fikir ve ekonomi sahalarındaki faaliyet ve başarıları neticelerinin hasılasıyla ölçülür.
    * Açık ve kati söyleyeyim ki sporda muvaffak olmak için, her türlü muavenetten ziyade bütün milletçe sporun mahiyeti ve kıymeti anlaşılmış olmak ve ona kalpten muhabbet etmek, onu vatani vazife telakki eylemek (kabul etmek) lazımdır.
    * Yorgunluk her insan için, hatta her yaratık için doğa! bir halettir. Fakat insanda yorgunluğu giderebilecek manevi bir kuvvet vardır ki bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.


  9. Ziyaretçi
    Ödevim içim seçmece bir sayfa yaptım, çok güzel bir çalışma olmuş, konuyu iyi okuyup değişik bir ödev hazırlanabilir, öylece herkes aynı ödevi vermemiş olur, çok teşekkur ederim

+ Yorum Gönder


atatürk ile ilgili duygu ve düşünceler,  atatürkle ilgili duygu ve düşüncelerimiz,  atatürk ile ilgili duygu ve düşüncelerimiz,  atatürk ile ilgili duygu ve düşüncelerim