+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Yazılar Forumunda Sana kötülük yapana sen iyilik yap ayet Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Zeynep
    Bayan Üye

    Sana kötülük yapana sen iyilik yap ayet









    Sana kötülük yapana sen iyilik yap ayeti hakkında bilgi

    Yusuf, Tıp fakültesi son sınıfta okuyordu. Kafası iyi çalışan bir kardeşimizdi. Kendisiyle zaman zaman sohbet ederiz. Bir gün beni aradı. “Abi müsaitseniz biraz konuşabilir miyiz?” Bir araya geldik. Birkaç defa sohbet ettik. Birkaç arkadaş birlikte kalıyorlardı. Arkadaşlarından bir tanesi kendisine,
    diğer arkadaşlarının yanında hakaret etmişti. Buna karşı nasıl bir tavır sergilemesi gerektiğini soruyordu.

    Sana kötülük yapana sen iyilik yap.jpg

    “Senin kafandan ne geçiyor?” diye sordum. Muhtemelen ona zarar vermeyi düşünüyordu. En azından sert bir tartışmaya girişecekti. Arkasından ne olacağı belli olmazdı.Çaresiz gibiydi. Kısas,
    yapmak istiyordu. Yani kendisine ne yapılırsa, aynısını ona yapmak istiyordu.

    İnsanlar farklı özelliklere sahiptir. Beş parmağın beşi bir olmadığı gibi insanlar da bir değildir. Kimisi vurdumduymaz, kimisi aşırı hassas, kimisi saldırgan, kimisi tepkisiz vs. Bu yüzden birlikte yaşamak,
    zorunda kalan insanlar arasında zaman zaman sorunların baş göstermesi kaçınılmaz. Aile içinde de durum farklı değil. Eşler arasında olduğu gibi, kardeşler arasında da farklı özellikler taşımaktan kaynaklanan problemler her zaman ortaya çıkabilir.

    Böyle durumlarda nasıl davranmak gerekir? Ne yapmak gerekir? Dinimiz bizin için en güzel ölçüleri koyuyor. Onun,
    ışığıyla önümüzü görebiliriz. Kur’an bize şunu söyler:

    “Af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir. Eğer şeytandan bir vesvese gelirse, hemen Allah’a sığın. Çünkü O işiten ve bilendir.”(A’raf, 7/199-200)

    Fahreddin-i Razi bu ayetin tefsirinde der ki: “Ayette zikredilen af etmek, her türlü şiddeti terk etmektir. Aynı zamanda insanlara hulk-u tayib ile, yani güzel ahlak ile muamele etmek, katıı kalpli olmamaktır.” Nitekim bir ayette peygamberimiz s.a.v’in şahsında bütün müminlere şöyle hitap edilir: “O vakit Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde,
    onları affet; bağışlanmaları için dua et…..”(Al-i İmran, 3/159)

    Öyleyse bize yapılan muameleleri karşı nefse ne kadar ağır gelirse gelsin, bunun dünyada ve ahirette güzel daimi meyvelerini hatırlayarak affedeceğiz. Affetmek, diyalog kapılarını açık tutmak demektir. Size hakaret eden kişinin kısa süre sonra size dönmesine sebep olur. Çünkü bir yanlışlık yapmış, bir mümin kardeşini rencide etmiş, ama kısasa maruz kalmamıştır. Affedilmiştir. Affetmek, seni kusur işleyebilen bir insan olarak kabul ediyorum demektir. Kusursuz insan yoktur felsefesinin anlamının ürünüdür bu. Dikensiz gül arayan nasıl bulamazsa, kusursuz arkadaş arayan da bulamaz ve arkadaşsız kalır.

    İkinci olarak ayet diyor ki, iyiliği söyle. Yani hata eden, size karşı kusur işleyen bir mümin kardeşinizi kendi haline bırakmanız da doğru değil. Affedilen insan, mesaj almaya hazır insan demektir. Ona belki hemen değil, ama birkaç saat, ya da bir iki gün sonra soğukkanlı bir şekilde,
    davranışının sizi rencide ettiğini, başkalarına da aynı tavrı sergilemesi durumunda başkalarını da rahatsız edeceğini, müslümanın elinden ve dilinden başkalarının emin olduğu kimse olarak peygamberimiz s.a.v. tarafından tarif edildiğini hatırlatmak. Din zaten nasihatten ibarettir. Önemli olan damara dokundurmadan yapmaktır bunu. Zamanı ve zemini çok önemli.

    Ancak ayetin ifade ettiği gibi şeytan, boş durmayacaktır. Seninle karşıdaki insanın, arkadaşının, eşinin, dostunun arasını açmak için çeşitli şekillerde vesvese verecek, kışkırtacaktır. Bu durumda şeytanın da senin de, sana hakaret eden kimsenin de Rabbi olan Allah’a sığınmak gerekir. Bu istiazedir. Yani bunun anlamı, “Allah’ın ben senin emrine, bir kulluk bilinci,
    içinde, uyarak bana kötülük yapan bir kimseyi affettim. Ama şeytan beni dürtüyor. Onun şerrinden sana sığınırım” demektir bu.

    Bunun bir adım ötesi, bize kötü tavır sergileyene şu şekilde dua etmek de mümkündür: “Allah’ım bu kardeşimizi affet. Beni de affet. Beni ve o kardeşimizi başkalarını zarar vermekten muhafaza eyle. Bizi sana layık bir kul eyle.” Bunlar gıyaben yapılan dualardır. Yani Hadislerde en makbul olarak bildirilen dualardan. İnsan dua ettiği kişiye kötülük yapmaz. Dua zaten insanı iyilik yapmaya teşvik eder. Al-i İmran 159. ayette ise, “onların bağışlanmaları,
    için dua edilmesi de istenmektedir. O halde hem dua, hem de istiğfar gerekir. Hem bizim, hem de bize kötü davranan kardeşimiz için.İşte 26. Sözde buna dair şöyle bir cümle var:

    “Demek, duâ ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi, istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar.”

    Aslında, affetmek de, nasihat etmek de, dua ve istiğfar etmek de, başka bir insanın kötülüğüne iyilikle mukabele etmek demektir. Bütün bunları hepsi, 22. sözde şöyle formüle edilir:

    “Eğer hasmını mağlûp etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et. Çünkü, eğer fenalıkla mukabele edersen, husumet tezayüd eder. Zâhiren mağlûp bile olsa, kalben kin bağlar, adâveti idame eder. Eğer iyilikle mukabele etsen, nedâmet eder, sana dost olur.”

    Peygamberimiz s.a.v.’in şu öğüdü kulağımızda küpe olmalı:

    “Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap! Aleyhine de olsa hakkı söyle!”

    Kötülüğü iyilikle mukabele etmek ibadettir. Çünkü Allah ve resulü bunu emrediyor. İbadetin bir de bu yönü olduğu hatırımızdan çıkmamalı.

    Kötülüğü iyilikle mukabele etmek nefse gerçekten ağır gelen bir durum. Ama ibadetlerin hangisi nefse hoş geliyor ki! Büyük cihad da bir yönüyle bu değil mi? Nefsimiz hoşlanmadığı ibadeti yapmak için çaba sarf etmek.








  2. Fatma
    Görevli Bayan Üye





    Kusurlarımızı örtmek yerine onların gün ışığına çıkmalarını sağlamak, duygusal yaşamımızın çok daha uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır. Bir kimse bir müslümanın aybını, kusurunu örterse, Allahü teala, kıyamette onun ayıplarını, kabahatlerini örter.




+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


: